ŞEBİNKARAHİSAR, VİLAYETLİK HAKKININ İADESİNİ İSTİYOR

ŞEBİNKARAHİSAR, VİLAYETLİK HAKKININ İADESİNİ İSTİYOR
 93 yıllık bekleyiş, Yavuz Donat'ın 11 yıl arayla kaleme aldığı iki yazı, Nurettin Canikli'nin yıllar önce verdiği mesajlar, Devlet Bahçeli'nin 100 il hedefi ve Ankara'ya sunulan dosyalar...
 Şebinkarahisar daha ne kadar bekleyecek?
Sadi TOYGAR 
     Şebinkarahisar'ın vilayetlik meselesi bugün ortaya çıkmış bir mesele değil. Yıllardır konuşulan, zaman zaman umutların yeşerdiği, siyasi açıklamalarla yeniden gündeme gelen ama bir türlü sonuca ulaşmayan tarihî bir hak arayışıdır.
Önce şu gerçeği herkesin bilmesini istiyorum.
Şebinkarahisar yeni bir il olmak istemiyor. 
Geçmişte sahip olduğu vilayetlik hakkının iadesini istiyor.
Osmanlı döneminde Karahisar-ı Şarki adıyla sancak merkezi olan, Cumhuriyet'in ilk yıllarında vilayet statüsünü taşıyan Şebinkarahisar, 1933 yılında yapılan idari düzenlemeyle Giresun'a bağlandı.
Aradan tam 93 yıl geçti.
Dile kolay, 93 yıl..
Nesiller değişti, yıllar geçti, iktidarlar değişti, siyasetçiler geldi geçti. Ama Şebinkarahisarlının gönlündeki o tarihî mesele hiç değişmedi.
Çünkü bu toprakların insanı geçmişini de biliyor, tarihini de unutmuyor.
Bizim meselemiz yalnızca bir tabelanın değişmesi değildir. Mesele, tarihî kimliğimizin yeniden değerlendirilmesi, bölgemizin gelişmesi, insanımızın kamu hizmetlerine daha kolay ulaşması ve Kelkit Vadisi'nin geleceğidir.
BAHÇELİ'NİN 100 İL HEDEFİNDE ŞEBİNKARAHİSAR NEREDE?
     MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Türkiye'nin 100 il ve 1000 ilçeye ulaşması yönündeki hedefi, yıllardır vilayetlik bekleyen yerleşim merkezlerinde yeniden umut oluşturdu.
1 Kasım 2026 tarihli olduğu belirtilen, 19 yeni il ve 78 yeni ilçenin gündeme geldiği yönündeki açıklamalar da bu tartışmayı yeniden hareketlendirdi.
Ancak burada önemli bir ayrıntıya dikkat çekmek istiyorum.
Şebinkarahisar'ın durumu, bugün ilk defa il olmak isteyen yerleşim merkezlerinden farklıdır.
Biz geçmişte vilayettik.
Cumhuriyet'in ilk yıllarında vilayet olan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde milletvekilleriyle temsil edilen tarihî bir şehirden söz ediyoruz.
Elbette geçmişte vilayet olmak, bugün kendiliğinden yeniden il statüsü kazanmak anlamına gelmiyor. Bunun için siyasi irade, idari çalışma ve yasal düzenleme gerekiyor.
Ama Şebinkarahisar'ın tarihî geçmişinin, coğrafi konumunun ve Kelkit Vadisi'ndeki yerinin de dikkate alınmasını beklemek en doğal hakkımızdır.
Şimdi soruyorum.
Türkiye'nin idari yapısı yeniden konuşulurken, 93 yıldır vilayetlik hakkının iadesini bekleyen Şebinkarahisar neden bu değerlendirmenin dışında kalsın?
VİLAYETLİK VE ADALET DOSYASI BAHÇELİ'YE SUNULDU
    Nisan 2026'da MHP Şebinkarahisar İlçe Başkanı Hakan Gürsoy başkanlığındaki bir heyet Ankara'ya giderek MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi ziyaret etti.
Heyette Belediye Meclis Üyesi Onur Gürsoy, Öğretim Görevlisi Fatih Aygün ve Yönetim Kurulu Üyesi Emin Ekinci de yer aldı.
Görüşmede Şebinkarahisar'ın tarihî vilayetlik hakkına ilişkin hazırlanan dosya Sayın Bahçeli'ye sunuldu.
Bunun yanında bölgenin adalet hizmetlerine ilişkin beklentilerini içeren ayrı bir dosya da gündeme getirildi.
Bu girişimin önemli bir tarafı var.
Şebinkarahisar'ın talepleri yalnızca konuşulmadı, dosyalar hâlinde Ankara'ya taşındı.
Şunu da unutmamak gerekiyor.
    Vilayetlik meselesi kadar adalet hizmetlerine erişim, sağlık, ulaşım, eğitim ve ekonomik gelişme de bölge insanının günlük hayatını ilgilendiriyor.
Dolayısıyla bu çalışmaların birbirinden kopuk değil, bir bütün olarak ele alınması gerekiyor.
HAKAN GÜRSOY GEÇMİŞTEN BUGÜNE VERİLEN MÜCADELEYİ ANLATTI
    Bugün MHP Şebinkarahisar İlçe Başkanı Hakan Gürsoy ile yaptığım görüşmede, vilayetlik mücadelesinin geçmişi ve bundan sonra atılması gereken adımlar üzerinde durduk.
Gürsoy, bu mücadelenin yalnızca bugünkü MHP ilçe teşkilatının başlattığı bir çalışma olmadığını özellikle ifade etti.
Geçmiş dönemlerde görev yapan ilçe başkanlarının ve teşkilat yöneticilerinin de Ankara'ya giderek Şebinkarahisar'ın vilayetlik meselesini siyasi makamlara taşıdıklarını hatırlattı.
Önceki dönemlerde yapılan çalışmaları sahiplenerek bu mücadelenin devam edeceğini söyledi.
Görüşmemizde dikkatimi çeken önemli konulardan biri de nüfus meselesiydi.
Gürsoy, Şebinkarahisar'ın vilayetlik talebinde nüfus sorunu bulunmadığını savunarak sıla ve gurbette yaşayan Şebinkarahisarlıların sayısının 400 binin üzerinde olduğunu ifade etti.
Şebinkarahisarlılar Yardımlaşma Derneği ve diğer yöre kuruluşları çevresinde güçlü bir hemşehri dayanışmasının bulunduğuna dikkat çekti.
Elbette resmî ikamet nüfusu ile sıla ve gurbette yaşayan toplam hemşehri nüfusu aynı şey değildir. Ancak bu büyük insan topluluğunun memleketiyle bağını koparmaması, Şebinkarahisar'ın sosyal gücünü ve dayanışma kültürünü göstermektedir.
   Bugün İstanbul'da, Kocaeli, Bursa, Ankara ve Türkiye'nin dört bir yanında yaşayan Şebinkarahisarlılar, doğdukları topraklara olan sevgilerini ve ilgilerini sürdürüyor.
   Bu nedenle nüfus meselesinin yalnızca bir rakam üzerinden değil, resmî veriler ve bölgenin sosyal ve ekonomik yapısıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
   Başkan Gürsoy, Alucra, Çamoluk ve çevre ilçelerin siyasi temsilcileriyle ortak hareket edilmesinin önemine de dikkat çekti.
AK Parti, MHP ve diğer siyasi partilerin temsilcileriyle sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelmesi, ortak çalışmalar yapılması ve yeniden Ankara ziyareti gerçekleştirilmesi yönündeki düşüncelerini paylaştı.
   Bu konuda önümüzdeki günlerde yeni bilgilendirmeler yapılması bekleniyor.
Ben de yıllardır aynı düşünceyi savunuyorum.
Bu mesele bir partinin meselesi olmamalı.
Geçmişte kim emek verdiyse hakkını teslim etmeliyiz. Bugün kim katkı sunuyorsa ona da teşekkür etmeliyiz.
Çünkü hepimizin ortak sevdası Şebinkarahisar'dır.
NURETTİN CANİKLİ'NİN YILLAR ÖNCEKİ SÖZLERİ UNUTULMAMALI
   Şebinkarahisar'ın vilayetlik mücadelesinden söz ederken, bölgemizin yetiştirdiği önemli siyasetçilerden eski Bakan ve milletvekili Nurettin Canikli'yi anmadan geçemeyiz.
Sayın Canikli, geçmiş yıllarda Şebinkarahisar'ın vilayetlik beklentisine ilişkin açıklamalarda bulundu.
25 Mayıs 2011 tarihli röportajında kendisine atfedilen şu söz bugün de hafızalardadır.
“Türkiye'nin gündemine geldiği zaman ilk il olacak yer Şebinkarahisar'dır.”
18 Haziran 2023 tarihli açıklamasında da Şebinkarahisar'ın il olma meselesindeki önceliğine dikkat çektiği aktarılıyor.
Bu sözlerin üzerinden yıllar geçti.
Peki bugün hangi noktadayız?
    Nurettin Canikli, Giresun'un ve Kelkit Vadisi'nin siyasi geçmişini yakından bilen, devletin önemli kademelerinde görev yapmış, bölgenin sorunlarına yabancı olmayan bir isimdir.
Bugün de siyasi tecrübesi ve birikimiyle bu meseleye katkı sunabilecek konumdadır.
    Buradan Sayın Nurettin Canikli'ye de seslenmek istiyorum.
Sayın Canikli, yıllar önce Şebinkarahisar'ın vilayetlik meselesine ilişkin verdiğiniz mesajlar hâlâ hatırlanıyor.
Şimdi o sözlerin somut çalışmalarla desteklenmesini bekliyoruz.
Bölgenin insanı olarak sizin tecrübenize, bilginize ve Ankara'daki girişimlerinize ihtiyaç duyulduğunu düşünüyorum.
Geçmişte verilen desteklerin bugün de devam etmesi, ortak çalışmaların güçlenmesine katkı sağlayacaktır.
YAVUZ DONAT 11 YIL ARAYLA AYNI TARİHÎ HAFIZAYI HATIRLATTI
    Türk basınının usta kalemlerinden, Sabah gazetesi yazarı Yavuz Donat'ın Şebinkarahisar'la ilgili iki yazısını da özellikle hatırlatmak istiyorum.
29 Ekim 2015 tarihinde yayımlanan “Tutanaklardan” başlıklı yazısında, Karahisar-ı Şarki Milletvekili Mehmed Emin Bey'in Cumhuriyet'in ilanı sırasında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı konuşmayı gündeme taşımıştı.
Aradan tam 11 yıl geçti.
Bu kez 29 Ekim 2026 tarihinde “Karahisar-ı Şarki” başlıklı yazısıyla Şebinkarahisar'ın Cumhuriyet tarihindeki yerini yeniden hatırlattı.
Her iki yazının da Cumhuriyet Bayramı'nda yayımlanması ayrıca anlamlıdır.
Cumhuriyet'in kuruluş yıllarında Karahisar-ı Şarki, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde dört milletvekiliyle temsil ediliyordu.
Bugün Şebinkarahisar'ın tarihî kimliğinden söz ederken işte bu geçmişi de hatırlamak gerekiyor.
Yavuz Donat'a bir meslektaşı olarak teşekkür ediyorum.
Yıllar geçse de Karahisar-ı Şarki'yi unutmaması, Cumhuriyet tarihindeki yerini yeniden gündeme getirmesi bizim için değerlidir.
Ancak insanın aklına ister istemez bir soru geliyor.
Yavuz Donat 11 yıl arayla aynı tarihî hafızayı hatırlatıyor da biz 93 yıllık vilayetlik meselesinde neden hâlâ bir sonuca ulaşamıyoruz?
Tarihimizi bilmek güzel.
Geçmişimizle gurur duymak güzel.
Ama artık o tarihî birikimi bugünün ihtiyaçlarıyla buluşturmak gerekiyor.
KELKİT VADİSİ'NİN GELECEĞİ ORTAK HAREKET ETMEKTEN GEÇİYOR
   Şebinkarahisar'ın vilayetlik meselesini yalnızca Şebinkarahisar sınırları içerisinde değerlendirmek doğru olmaz.
Alucra, Çamoluk ve Kelkit Vadisi'ndeki komşu ilçelerimizin de bu konuda görüşleri ve beklentileri var.
Bölgenin ulaşımı, sağlık hizmetleri, adalet hizmetleri, eğitimi, ticareti ve ekonomik geleceği birbirinden ayrı düşünülemez.
İşte bu nedenle ortak bir çalışma yapılması gerektiğine inanıyorum.
AK Parti, MHP, CHP, Yeni Parti ve diğer siyasi partilerin ilçe temsilcileri bir araya gelebilmeli.
Belediye başkanlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, meslek odalarımız, iş insanlarımız ve kanaat önderlerimiz bu çalışmaya katılmalı.
İstanbul'daki Şebinkarahisarlı ve Kelkit Vadili hemşehri kuruluşlarımız da sürecin içerisinde yer almalı.
Burada kimsenin siyasi görüşünü değiştirmesini istemiyoruz.
Herkes kendi düşüncesinde, kendi siyasi partisinde olabilir.
Ama memleket meselesi olduğunda aynı masanın etrafında oturabilmeliyiz.
Alucra'nın, Çamoluk'un ve komşu ilçelerimizin görüşlerine de kulak vermeliyiz.
Kimseye rağmen değil, bölgenin ortak ihtiyaçlarını dikkate alarak hareket etmeliyiz.
Çünkü bugün konuştuğumuz mesele yalnızca Şebinkarahisar'ın değil, Kelkit Vadisi'nin geleceğidir.
ANKARA'YA DOSYALAR SUNULDU, PEKİ SONUÇ NE OLDU?
   Bugüne kadar çok şey yapıldı.
Siyasi açıklamalar yapıldı.
Milletvekilleri ve parti yöneticileri konuyu gündeme taşıdı.
Ankara ziyaretleri gerçekleştirildi.
Dosyalar hazırlandı.
Gazeteciler yazdı, sivil toplum kuruluşları çağrılarda bulundu.
Hemşehrilerimiz yıllarca umutla bekledi.
Bütün bunlar ortada.
Verilen emekleri yok sayamayız.
Ancak artık şu soruyu sormanın zamanı geldi.
Bu kadar çalışma yapıldıysa neden hâlâ ortak bir yol haritası oluşturamadık?
Bence öncelikle siyasi parti temsilcilerinin, belediye başkanlarının ve sivil toplum kuruluşlarının katılacağı geniş kapsamlı bir istişare toplantısı yapılmalı.
Geçmişte hazırlanan dosyalar bir araya getirilmeli.
Şebinkarahisar'ın tarihî belgeleri, nüfus durumu, ekonomik potansiyeli, ulaşım şartları, kamu hizmetleri ve bölgesel ihtiyaçları güncel bilgilerle yeniden değerlendirilmeli.
   Özellikle sıla ve gurbette yaşadığı ifade edilen 400 binin üzerindeki Şebinkarahisarlı hemşehri kitlesine ilişkin veriler de bu çalışmada ele alınmalı.
Derneklerimizin, vakıflarımızın ve diğer yöre kuruluşlarımızın elindeki bilgiler, resmî nüfus verilerinden ayrı olarak dosyaya eklenmeli.
Ardından ortak bir heyet oluşturularak siyasi parti genel merkezleri, ilgili bakanlıklar ve Türkiye Büyük Millet Meclisi nezdinde görüşmeler yapılmalı.
Ama bu kez çalışmalar yalnızca ziyaretlerle sınırlı kalmamalı.
Bir takvim oluşturulmalı.
Yapılan görüşmeler takip edilmeli.
Alınan cevaplar kamuoyuyla paylaşılmalı.
İnsanımız hangi aşamada olduğumuzu bilmeli.
Çünkü 93 yıldır bekleyen bir şehrin artık yalnızca güzel sözlere değil, somut adımlara ihtiyacı var.
ŞEBİNKARAHİSAR SAHİPSİZ DEĞİLDİR!
   Şebinkarahisar'ın vilayetlik meselesini yıllardır takip eden bir gazeteci ve bu toprakların bir evladı olarak birkaç söz de ben söylemek istiyorum.
Biz bu memleketin taşını, toprağını, tarihini ve insanını seviyoruz.
Gurbette yaşayan hemşehrilerimizin gönlünde de Şebinkarahisar'ın ayrı bir yeri var.
İstanbul'da, Ankara'da, Türkiye'nin dört bir yanında yaşayan insanımızın memleketiyle bağı hiç kopmadı.
Sıla ve gurbette 400 binin üzerinde olduğu ifade edilen hemşehri topluluğumuzun dayanışması da bu bağın önemli bir göstergesidir.
Biz geçmişimizle övünürken geleceğimizi de düşünmek zorundayız.
Devlet Bahçeli'nin 100 il hedefi yeni bir tartışma alanı açtı.
Nurettin Canikli'nin yıllar önce verdiği mesajlar hâlâ hafızalarda.
Yavuz Donat'ın 11 yıl arayla kaleme aldığı iki yazı, Cumhuriyet tarihindeki yerimizi yeniden hatırlattı.
Hakan Gürsoy ve geçmiş dönem MHP ilçe yöneticilerinin Ankara girişimleri de bu mücadelenin yıllardır sürdüğünü gösteriyor.
Uzun Yıllardır Vilayetlik komitesi çalışmalar yaptı 
Bütün bunları bir araya getirdiğimizde önümüzde önemli bir birikim bulunuyor.
Eksik olan, bu birikimin ortak bir çalışma programına dönüştürülmesidir.
Şebinkarahisar'ın tarihî vilayetlik hakkının iadesi konusunda farklı görüşler olabilir. İdari, ekonomik ve hukuki şartlar elbette değerlendirilmelidir.
Ancak bu talebin ciddiyetle ele alınmasını ve yıllardır verilen mücadelenin karşılığında açık bir değerlendirme yapılmasını beklemek de hakkımızdır.
ARTIK BEKLEYEN DEĞİL, HAKKINI ARAYAN BİR ŞEBİNKARAHİSAR OLMALI
   Buradan siyasi parti temsilcilerimize, milletvekillerimize, belediye başkanlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza ve bütün hemşehrilerimize sesleniyorum.
Gelin, geçmişte yapılan çalışmaları birleştirelim.
Gelin, aynı masanın etrafında oturalım.
Gelin, Alucra'nın, Çamoluk'un ve çevre ilçelerimizin görüşlerini de alarak Kelkit Vadisi'nin geleceğini birlikte konuşalım.
   Gelin, Şebinkarahisar'ın tarihî vilayetlik meselesini ortak bir dosyayla yeniden Ankara'nın gündemine taşıyalım.
Kim ne yaptıysa emeğine saygı gösterelim.
Kim katkı sunacaksa kapımızı açık tutalım.
Bu meselede siyasi çekişmelerin değil, ortak aklın öne çıkmasını sağlayalım.
Çünkü Şebinkarahisar'ın kaybedecek bir 93 yılı daha yok.
ŞEBİNKARAHİSAR YENİ BİR TARİH YAZMAK DEĞİL, TARİHİNDE VAR OLAN VİLAYETLİK STATÜSÜNÜ YENİDEN KAZANMAK İSTİYOR!
    Yıllardır verilen mücadele ortadadır.
Yapılan girişimler, hazırlanan dosyalar ve verilen emekler ortadadır.
İstenen bir ayrıcalık değil, tarihî bir hakkın bugünün şartlarında yeniden değerlendirilmesidir.
Biz kimsenin hakkını istemiyoruz.
Kendi tarihimizde var olan vilayetlik hakkımızın iadesini istiyoruz.
93 yıldır süren bu bekleyişin artık somut bir karşılık bulmasını istiyoruz.
Ve son sözümüzü yine açıkça söylüyoruz.
ŞEBİNKARAHİSAR SAHİPSİZ DEĞİLDİR.
HAKKIMIZIN DEĞERLENDİRİLMESİNİ, ADALETİN YERİNİ BULMASINI BEKLİYORUZ.
Sadi TOYGAR


Etiketler : ŞEBİNKARAHİSAR VİLAYETLİK HAKKININ İADESİNİ İSTİYOR

Kmk Bilişim
©2017 Sadi Toygar/Haber merkezi Tüm Hakları Saklıdır.
KMK Altyapısıyla oluşturulmuştur.